TL mevduat tutan vatandaşa stopaj haksızlığı

Devlet tahvili ve hazine bonosunda stopajın sıfır olarak uygulanma süresi uzatılırken, Türk Lirası mevduatta yüzde 17,5’lik verginin korunması tartışma yarattı.

  • | Son Güncelleme:
  • | İş'te Gündem

Uzmanlar, dövize yönelmeyip birikimini TL’de tutan vatandaşın reel getirisinin eridiğine dikkat çekerek, mevcut uygulamanın tasarruf sahibini ödüllendirmek yerine cezalandırdığı görüşünü dile getiriyor.

Devlet tahvili, hazine bonosu ve kamu kira sertifikalarında sıfır olarak uygulanan stopajın süresi uzatılırken, mevduatta stopajın yüzde 17.5’de bırakılması, Türk Lirası’na güvenen, dövize gitmeyen vatandaşın ödüllendirilmesi gerekirken, cezalandırılması anlamına geldi.

Devlet tahvili, hazine bonosu ve kamu kira sertifikalarından elde edilen gelirlere uygulanan stopaj süresinin 2026 yılı sonuna kadar uzatılması kararlaştırıldı. "193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67'nci Maddesinde Yer Alan Tevkifat Oranları Hakkında Cumhurbaşkanı Kararı", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, 30 Haziran'da sona erecek devlet tahvilleri, hazine bonoları ve kamu varlık kiralama şirketlerince ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelirler için uygulanan mevcut stopaj oranlarının süresinin, 31 Aralık 2026'ya kadar uzatılmasına karar verildi. Bu karar, 1 Temmuz'dan sonraki söz konusu menkul kıymetlerin gelir ve kazançları için uygulanacak.

Mevduatın stopajının ise yüzde 17.5 olarak uygulanması ve bu oranda herhangi bir değişikliğe gidilmemesi hem büyük haksızlık hem de risk olarak görülüyor.

Zira mevduat faizinin enflasyon karşısındaki reel getirisi son dönemde iyice düştü.

Bankalar halen kısa vadelerde mevduata ortalama yüzde 41-42 civarında faiz öneriyor. Ancak bu faiz gelirinden yüzde 17.5’lik stopaj kesintisi düşülünce hemen hemen enflasyon kadar bir getiri kalıyor.

Yani mevduat sahibi reel anlamda aslında para kazanmıyor. Şayet enflasyon rakamı doğru ölçülüyorsa, en fazla enflasyondan korunmuş oluyor.

Bankalardaki mevduatın yapısına bakılırsa en fazla 32 gün vadenin tercih edildiği görülüyor. 32 günlük dönemde 1 milyon lira, 34 bin 500 liraya yakın faiz geliri elde ediyor ancak bunun 5 bin 150 lirası vergi olarak kesiliyor.

Geriye kalan 29 bin 400 lira ise mevduat sahibine faiz geliri olarak ödeniyor. Tahvil ve bono ya da kira sertifikalarında da benzer getiri oranları olmasına karşılık, bu gelirden stopaj alınmaması büyük bir haksızlık yaratıyor.

Yani mevduat yapmak yerine 1 yıl vadeli tahvil alırsanız 400 bin liraya yakın getiriniz olacak ve bundan devlet herhangi bir vergi kesmeyecek.

Ekonomistlere göre faiz ile enflasyon arasındaki makas iyice kapandı ve vatandaş aslında dövize geçip geçmeme konusunda da kararsız. Dövizin ucuz kaldığını biliyor ancak, hareket başlamadan da faiz gelirinden olmak istemiyor.

Bu mantıkla hareket eden vatandaşın yakın gelecekte karar verme sürecinde stopaj kesintisi de etkili olacak gibi görünüyor.

Yine ekonomistlere göre direnç kırılır ve vatandaş dövize yönelirse, 2018’de yaşanana benzer bir bir talep çılgınlığı tekrar ortaya çıkabilir.  Bu yüzden faizdeki hassas dengenin çok iyi korunması gerektiği belirtiliyor.

Merkez Bankası son 2 toplantısında faizi artırmayıp pas geçmişti.

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ
İş dünyasının gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, siyaset, teknoloji ve life style haberler.
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol
Adınız, Soyadınız:
E-posta adresiniz:

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz
X

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ

İş dünyasının gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, siyaset, teknoloji ve life style haberler.
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol