TİSK'den sanayiyi şekillendiren kadınlar

İmalat Sanayinde Kadınların Güçlenmesine Yönelik Model Geliştirme Projesi, dijitalleşme ve yeşil dönüşümün sanayinin geleceğini yeniden şekillendirdiği bir dönemde, bu dönüşümün daha eşit olması için kadınların rolünü merkeze aldı.

  • | Son Güncelleme:
  • | İş'te Gündem

Avrupa Birliği tarafından finanse edilen proje, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iş birliğiyle İstanbul, Ankara, İzmir, Manisa, Kocaeli, Tekirdağ, Bursa, Adana ve Gaziantep olmak üzere dokuz ilde yürütüldü. Proje, kadınların dönüşen sanayinin ihtiyaç duyduğu becerilere ve yeni istihdam olanaklarına erişimini güçlendirirken, şirketlerin dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerinde eşitliği de gözeten bir yaklaşım geliştirmesine katkı sundu.

Sanayinin geleceği İstanbul’da konuşuldu

16–17 Eylül’de İstanbul’da düzenlenen “Sanayiyi Şekillendiren Kadınlar: Eşit ve Sürdürülebilir Bir Geleceği Tasarlayanlar” Uluslararası Ağ Oluşturma Etkinliği, Türkiye’den ve farklı ülkelerden yaklaşık 200 katılımcıyı bir araya getirdi.

Kamu, özel sektör, uluslararası kuruluşlar, finans kuruluşları, akademi ve sivil toplum temsilcilerinin yanı sıra, projede görev alan “Değişim Elçisi” ve “Operatör” kadınlar, mentörler ve firmalar da deneyimlerini paylaştı.

İki günlük buluşmada, İkiz Dönüşümde Eşitlik (İDE) Modeli, geleceğe hazır iş gücü, kapsayıcı çalışma ortamları, özel sektör liderliği, politika, yönetişim ve finansman konuları ele alındı.

Türkiye’de edinilen deneyimin farklı ülke ve sektörlere nasıl taşınabileceği tartışılırken, COP31 öncesinde yeşil sanayileşmenin insani ve kapsayıcı boyutu da gündeme taşındı.

Açılış konuşmasında kadınların güçlenmesi ile şirketlerin dönüşümünün birbirinden bağımsız gündemler olmadığına değinen TİSK Genel Sekreteri Akansel Koç, “Projemize başlarken öncelikle sahayı anlamak istedik. Bu amaçla 9 pilot ilde 2.000 şirketi, 800’ü aşkın genç STEM yeteneğini ve 200 kurumu kapsayan bir ihtiyaç analizi gerçekleştirdik. Ardından sahada çözümleri uyguladık ve test ettik. MEXT Teknoloji Merkezimizin yetkinliğiyle 100 şirketin dijital ve yeşil olgunluğunu değerlendirdik ve şirketlere özel dönüşüm yol haritaları hazırladık. Projemizdeki 400’den fazla kadına dijital ve yeşil beceriler kazandırdık, 300’den fazla kadının istihdamını destekledik. Aynı zamanda daha kapsayıcı iş yerleri oluşturmak ve kadınların kariyerlerini desteklemek için iş yeri uygulamaları üzerinde çalıştık. Sahadan elde ettiğimiz sonuçlar, projemizin çıkış noktasında benimsediğimiz bütüncül yaklaşımı da destekledi. Araştırmamızda kadın çalışanı bulunan şirketlerin dijital ve yeşil dönüşüm uygulamalarını da daha yaygın şekilde hayata geçirdiğini tespit ettik. Bu sonuç bizim için çok anlamlı. Bu toplantıyı bir kapanış olarak görmüyoruz. Bizim için bir başlangıç. Projenin ikinci fazında kurduğumuz modeli hayata geçirerek bu konuda katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi.

UNDP Başkan Yardımcısı ve UNDP Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölge Direktör Yardımcısı Nick René Hartmann ise “Dijitalleşme, yapay zekâ ve düşük karbon dönüşümü, Türkiye’de ve Avrupa ve Orta Asya genelinde şirketlerin rekabet etme ve üretim biçimlerini yeniden şekillendirirken, kadınlar sanayideki bu değişimin sadece faydalanıcıları değil, aynı zamanda tasarlayanları ve liderleri olmalı. İkiz Dönüşümde Eşitlik Modeli, eşitlik ilkesini sanayi dönüşümünün planlanması, finansmanı, uygulanması ve sürdürülmesinin merkezine yerleştiriyor. Bu nedenle Türkiye, farklı sanayi ve iş gücü piyasası koşullarına uyarlanabilecek, sahada test edilmiş bir çerçeve sunuyor.

UNDP de ulusal deneyimi bölgesel bilgi birikimi ve ortaklıklarla buluşturarak bu bilgi ve deneyim paylaşımını destekleyebilir. Türkiye’nin Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlandığı bu dönemde, bu tartışma ayrıca önem taşıyor. Deneyimimiz bize açık bir mesaj veriyor: Yeşil sanayileşme ancak kapsayıcı olduğu takdirde sürdürülebilir olabilir. Yeni ortaya çıkan mesleklere ve karar alma süreçlerine eşit erişim, adil bir dönüşümün temel unsurlarından biri. Birlikte, kadınların kariyer seçimlerinde belirleyici bir söz sahibi olmasını sağlayabiliriz. Gelin birlikte, geleceğin sektörlerinin daha yeşil, daha dijital ve daha eşit olmasını sağlayalım.” dedi.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ise şu açıklamayı paylaştı: “AB–Türkiye arasındaki mal ticareti 2025 yılında rekor seviyeye ulaşarak 217,6 milyar avroya çıktı ve Avrupa Birliği, Türkiye’nin açık ara en büyük mal ticareti ortağı olmaya devam ediyor. Türkiye sanayisinin dönüşümü, Avrupa’nın rekabet gücü, dayanıklılığı ve iklim hedefleri açısından doğrudan önem taşıyor.

Bu proje, bu ortaklığı somut bir şekilde hayata geçiriyor: firmaların dijital ve yeşil dönüşüme hazır olma düzeylerini değerlendirmesi; kadınların değişim elçileri ve operatörler olarak beceriler kazanması; ve eşitliğin ikiz dönüşüme entegre edilmesine yönelik uygulanabilir bir model geliştirilmesi. Bir sonraki adım, elde edilen bu deneyimi daha fazla firmaya, sektöre, ile ve kadına ulaştırarak ileriye taşımak.

Buradan çıkarılacak ders açık: rekabet gücü, karbonsuzlaşma ve eşitlik birbirinden ayrı gündemler değil. Bunlar tek bir sanayi gündeminin parçaları. Avrupa Birliği; yatırım, beceri geliştirme, inovasyon ve fırsat eşitliği yoluyla bu gündemi hayata geçirmek üzere Türkiye ile çalışmaya devam edecek. Birlikte, ikiz dönüşümü yalnızca daha yeşil ve daha dijital değil, aynı zamanda daha kapsayıcı olduğu için daha rekabetçi hale getirebiliriz.”

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Hande Merçan Aygen, açılış konuşmasında şunları söyledi:

"Kadınların sanayide daha güçlü şekilde yer almasını yalnızca bir istihdam meselesi olarak değil; ülkemizin üretim gücünün, teknolojik kapasitesinin ve küresel rekabetçiliğinin önemli bir unsuru olarak değerlendiriyoruz. İmalat Sanayinde Kadınların Güçlenmesine Yönelik Model Geliştirme Projesindeki çalışmaların sonucunda ortaya çıkan “İkiz Dönüşümde Eşitlik Modeli”, bizim için projenin en önemli kazanımlarından biridir. Bu model; kadınların sanayide güçlenmesini dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, yetkinlik geliştirme ve istihdam politikalarıyla birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşım ortaya koymaktadır.

Önümüzdeki dönemde hedefimiz; proje kapsamında elde ettiğimiz deneyimi daha fazla işletmeye, daha fazla kadına ve daha geniş bir sanayi ekosistemine taşımaktır. Kadınların sanayide istisna değil, güçlü ve doğal bir aktör olduğu; dijital ve yeşil dönüşümün fırsatlarından eşit şekilde yararlandığı; geleceğin teknolojilerinde daha fazla söz sahibi olduğu bir üretim ekosistemini hep birlikte oluşturmalıyız. İnanıyoruz ki; kadınların güçlendiği bir sanayi, daha güçlü bir Türkiye demektir. Bugün ortaya koyduğumuz İkiz Dönüşümde Eşitlik Modeli'nin, ülkemizin sanayi ve teknoloji politikalarına katkı sağlamasını ve bundan sonraki dönemde daha fazla işletmeye ve daha fazla kadına ulaşmasını diliyorum."

Üç yıllık dönüşümün sonuçları

Proje kapsamında 488 kadın eğitimlerini tamamladı, 351 kadın istihdam olanağı elde etti ve 515 mentörlük oturumu gerçekleştirildi. Şirketlerin dönüşüm ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla ayrıca 100 dijital olgunluk ve 25 yeşil olgunluk değerlendirmesi yapılarak bu şirketler için yol haritaları hazırlandı.

“Değişim Elçisi” ve “Operatör” kadınlar edindikleri becerileri üretim, teknoloji ve dönüşüm süreçlerine taşırken, mentörler kadınların mesleki gelişimlerini destekledi. Firmalar ise dijitalleşme ve sürdürülebilirliği insan kaynağı, çalışma ortamı ve kapsayıcılıkla birlikte ele alma ve bu alanlarda ilerleme fırsatı buldu.

Dijital ve yeşil dönüşümün üçüncü boyutu: eşitlik

Üç yıllık saha deneyimi ve paydaş görüşmelerinden yola çıkılarak geliştirilen İkiz Dönüşümde Eşitlik (İDE) Modeli, sanayinin dijital ve yeşil dönüşümüne üçüncü bir boyut ekliyor: eşitlik.

Model; kadınların geleceğin becerilerine ve istihdam fırsatlarına erişiminden kapsayıcı çalışma ortamlarına, şirket uygulamalarından politika ve finansman mekanizmalarına kadar daha eşit bir sanayi dönüşümü için atılabilecek adımları bir araya getiriyor. Kadınları dönüşümün yalnızca yararlanıcıları değil, aktif şekillendiricileri olarak konumlandırıyor.

Kapanıştan geleceğe: Daha dijital, daha yeşil, daha eşit

Projenin üç yıllık yolculuğu, “Sanayiyi Şekillendiren Kadınlar: Eşit ve Sürdürülebilir Bir Geleceği Tasarlayanlar” Uluslararası Ağ Oluşturma Etkinliği ile tamamlandı. Etkinlikte projenin öne çıkan sonuçları ve bu süreçte geliştirilen çalışmalar paylaşıldı.

Eğitimden istihdama, mentörlükten firma dönüşümüne uzanan üç yıllık deneyim, sanayinin geleceğine dair ortak bir mesajı da ortaya koydu: Gerçek dönüşüm, ancak eşit olduğunda mümkün.

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ
İş dünyasının gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, siyaset, teknoloji ve life style haberler.
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol
Adınız, Soyadınız:
E-posta adresiniz:

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz
X

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ

İş dünyasının gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, siyaset, teknoloji ve life style haberler.
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol