Suzan Sabancı'nın yalısında türkü gecesi!

Suzan Sabancı’nın yalısında Selami Şahin ve Mahsun Kırmızıgül, türküleriyle geceyi renklendirdi

  • | Son Güncelleme:
  • | İş'te Gündem

Ertuğrul Özkök'ün Ekonomim'deki yazısından alıntı

SELAMİ ŞAHİN VE MAHSUN KIRMIZIGÜL ARASINDA

Geçen hafta Suzan Sabancı’nın evinde çok güzel bir akşam geçirdik.
Davetliler arasında Selami Şahin ve Mahsun Kırmızıgül de vardı.
Bol bol Türk şarkıları dinledik.

İkisi ile birlikte aynı divana oturup bu pozu verirken, aklımda Spotify’ın benim için yakıştırdığı yaş vardı…
21…

Divanda oturan şu üç insana bakıyorum…
Ben…
78 yaşındayım.
Selami Şahin de öyle… Benden sadece üç ay küçük.
Mahsun Kırmızıgül…
56 yaşında…
Ve Selami Şahin’in şarkısı “Seninle Başım Dertte…”
43 yaşında…

25 YIL SONRA İLK DEFA BİRLİKTE ŞARKI SÖYLEDİLER

Son defa 25 yıl önce bir araya gelip birlikte şarkı söylemişler.
Ben Selami Şahin’in şarkılarını çok severim.
En sevdiğim şarkısı da, herkes gibi, “Seninle Başım Dertte”dir…
Bana göre Türk müziğinin en güzel şarkılarından biridir.

1983’TE O ŞARKI ÇIKTIĞINDA DÜNYAM NASIL BİR DÜNYAYDI

Şarkı 1983 yılında çıktı.
12 Eylül darbe perdesinin kapanıp, seçimle liberal bir Türkiye’ye doğru yola çıktığımız yıldı.
Turgut Özal iktidara gelmişti.
Sürgündeki sanatçılar Türkiye’ye dönmeye başlamıştı.

12 Eylül sonrası vatandaşlıktan çıkarılan ve Almanya’da yaşayan Cem Karaca dönmüştü.
Zülfü Livaneli, Erkin Koray vatana geri geliyordu.
Pasaportları iptal edilen ve yurt dışına çıkış yasakları bulunan Selda Bağcan, yurt dışı konserlerine gidebiliyordu artık.

BÜLENT ERSOY YİNE SAHNELERE DÖNÜYORDU

Cinsel kimliği yüzünden sahnelerden indirilen ve Almanya’da yaşamaya başlayan Bülent Ersoy yine sahnelere dönmüştü.
Ben aldığı maaşı ayın 10’unda biten bir öğretim üyesiydim.
Yankı dergisinde muhabir, yazar, düzeltmen ve her şey olarak aldığım üç beş kuruşla Tansu’yu, Gülümsün’ü ve kendimi ay sonuna atmaya çalışıyordum.

SWEET DREAMS ŞARKISI KAFAMIZI KARIŞTIRMIŞTI

Öyle bir yıldı işte 1983…
Ve Selami Şahin’in o şahane şarkısı geldi.

Aynı yıl The Police “Every Breath You Take”i söylüyordu.
Michael Jackson’ın “Beat It”i çıkmıştı.
Men at Work “Down Under”la yepyeni bir ritim taşımıştı.
David Bowie “Let’s Dance”i söylüyordu.
Eurythmics “Sweet Dreams”le kafamızı epey karıştırmıştı.

Hâlâ Rolling Stones ve Pink Floyd dinlemeye devam ediyorduk.
Bir yandan da U2, Dire Straits, The Cure geliyordu.
Ufukta Radiohead vardı.

O YIL EN BÜYÜK KAFA KARIŞIKLIĞIM BU ŞARKIYDI İŞTE

Ama en büyük kafa karışıklığım işte buydu.
“Seninle Başım Dertte…”

Gençtik, hepimizin başı biriyle dertteydi…
Hem o şarkının sözlerindeki İkinci Yeni şiiri tadındaki arabeski seviyordum.
Hem de David Bowie’yi ve sanat hâline getirdiği yüzünü ve bedenini…

Galiba Türkiye’de yaşamaya başladığımı ilk o yıllarda keşfetmiştim.
Altı yıl Paris’in olağanüstü özgürlüğünde yaşayıp…
Sonra dönüp, önce askerî darbelerle…
Sonra sivil darbelerle yaşamayı öğrenmeye başlamalıydım.

Benim için Türk olmak, artık işte bu kafa karışıklığıydı…

O GÜN BAŞIM İNSANLARLA DERTTEYDİ BUGÜN İSE “ZAMANIN ÇOK FENA BİR RUHUYLA”

Geçen hafta o divanda Selami Şahin ve Mahsun Kırmızıgül’ün arasında, onların birlikte söylediği “Seninle Başım Dertte”yi dinlerken, o kafa karışıklığım hâlâ devam ediyordu.

Evvelden başım hep birileri ile dertte olurdu…
O gece anladım ki…
Artık başım hiç de güzel olmayan, feci bir şeylerle dertteydi.

Bir zihniyetle…
Bir dönemle…
Zamanın çok fena bir ruhu ile…

Rahmetli Çetin Altan’ın dediği gibi, “Hayal etmediğim bir ülkeyle” başım dertteydi.
Bir nevi, bu ülkeyi hâlâ sevmeye devam etmenin tenakuzuydu bu…

O GÜN ECE AYHAN’LA BAŞIM DERTTEYDİ, BUGÜN T. S. ELIOT’LA

O günlerde başım Ece Ayhan’la, Cemal Süreya ile, Turgut Uyar’la, Edip Cansever’le, Ülkü Tamer’le dertteydi.
Şimdiyse bir T. S. Eliot şiiriyle, bir “Waste Land”le, çoraklaştırılmış bir ülkeyle başım dertteydi…

O gece şunu da anladım:
Meğer bir erkeğin başına gelebilecek en güzel şey, başının bir kadınla dertte olmasıymış.

SELAMİ ŞAHİN’E SORDUM: SENİN BAŞIN KİMLE DERTTEYDİ

Selami Şahin’e sordum…
Bu şarkıyı yazarken senin başın kiminle dertteydi?

Oğlu cevap verdi:
“Kimle olabilir ki Ertuğrul abi…”

“Anladım… Fazla ayrıntıya gerek yok” dedim.

1000 BESTE YAPTIM, 400’Ü HİT OLDU

Selami Şahin’in öteki şarkılarını düşündüm.
Sohbette “Bugüne kadar 1000 beste yaptım, 400’ü hit oldu” diyor.

Haklı…
Aklımda kalan o kadar çok şarkısı var ki…

“Özledim Her Şeyini…”
“Sen Mevsimler Gibisin”
“Alışmak Sevmekten Zor…”
“Ben Bir Tek Kadını Sevdim”
Ve…
“Ben Sevdalı, Sen Belalı…”

En sevdiğim ikinci şarkısı…

Diyor ki:
“Ben hâlâ sevdalıyım… Hâlâ tutkulu… Hâlâ yaralı…
Sense hâlâ belalı…”

HÂL “HÂL” DİYEBİLMENİN MUTLULUĞU VE GÜZELLİĞİ

“Hâlâ…”

O kelimeye takıldım.
Ne güzel bir kelimeymiş.

Bugün bile “hâlâ” diyebileceğimiz bir şeylerin kalması ne güzel bir duyguymuş…

Her biri olağanüstü şarkılar…
Bugün geriye baktığımda anlıyorum ki, hepsi hâlâ çok modern şarkılar…

O yüzden geçen yıl onun bestelerinden yapılan albümü çok sevdim.

ÖYLE BİR ŞARKI Kİ KİM SÖYLESE ONUN OLUYOR

Mesela “Seninle Başım Dertte…”
Kim söylese o oluyor, onun oluyor…

Öyle bir şarkı ki Kenan Doğulu söyleyince şahane bir Türk pop şarkısı hâline geliyor.
Kargo grubu söyleyince de çok güzel bir Anadolu rock parçası…

Rock, klasik, pop, caz arasında parçalanmış bir ruhla 78 yaşıma geldim.
Ve şimdi müzik yaşım 21 çıkıyor.

Galiba 50 yıllık bir hip hop bütün dengelerimi altüst etti…
Eminem, Kanye West, Kid Cudi, Ezhel, Blok3 dinleye dinleye kulaklarım Benjamin Button kulağına döndü.

RIHTIMDA SELAMİ ŞAHİN’E DEDİM Kİ: BAK DOSTUM

Çok güzel bir İstanbul gecesiydi.
Boğaz’ın en güzel yalılarından birindeydik.

Selami Şahin’le dışarı çıktık.
Mahsun da yanımıza geldi…

“Alem buysa kral sensin şarkısı ve ben Hürriyet sayesinde parladık” dedi.
Türk popunun harika 90’larıydı…

Selami Şahin’e döndüm ve
“Bak dostum, 70 yaşından sonra uyandığımız her sabah Tanrı’nın bize bir bonusudur…
Kıymetini bilelim…”
dedim…

İŞTE O YÜZDEN 2 YILDAN BERİ LADY GAGA VE BRUNO MARS’IN ŞARKISINI DİNLİYORUM

O yüzden iki yıldan beri durmadan Bruno Mars ve Lady Gaga’nın şarkısını dinliyorum:
“Die With a Smile…”

Şu fani dünyaya, yüzünde ufak bir gülümseme ile veda et…

Ama görüyorum ki, 40’larının başındaki iki sanatçı bile müzik yaşımın 21’e düşmesine mani olamamış…

Ahhh zamanın şu berbat ruhu…
Seninle başım çok fena dertte…
Ve hiç sempatik değilsin…

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ
İş dünyasının gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, siyaset, teknoloji ve life style haberler.
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol
Adınız, Soyadınız:
E-posta adresiniz:

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz
X

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ

İş dünyasının gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, siyaset, teknoloji ve life style haberler.
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol