Fatih Altaylı, Habertürk'ten ayrıldı

Habertürk'te 18 yıldır yazı yazan ve televizyon programları yapan gazeteci Fatih Altaylı sürpriz bir karar alarak Ciner Grubu'ndan ayrıldığını açıkladı. Altaylı vedasını yayınladığı bir yazıyla duyurdu.

  • | Son Güncelleme:
  • | İş'te Gündem

Gazeteci Fatih Altaylı, HaberTürk'e veda etti. Altaylı bu akşam saatlerinde gazetede yayımladığı veda yazısında, "Dün 15 yıldır çok yakın çalıştığım ve güvendiğim Sevgili Kenan Tekdağ'la konuştuk. Yolları ayırmaya karar verdik. Doğrusunu isterseniz bu kararı Turgay Ciner ile konuşmadan hayata geçirmek istedim. Konuştuğumda "Gitme" dese kalmak zorunda kalırdım" ifadelerini kullandı. 

Altaylı, yazılarına kişisel internet sitesinden devam edeceğini aktardı

Altaylı "Bana katlanan herkese teşekkürler" başlıklı yazısında şu ifadeleri kullandı:

Gerçekten hesabını tutmadım, bilmiyorum bu kaçıncı.

Veda...

Evet, veda.

Cumhuriyet, Gelişim Yayınları, Söz, Nokta, Erkekçe, Gelişim Spor, Güneş, Günaydın, Hürriyet, Sabah, Show TV, Cine 5, Kanal D, ATV, Kanal 1, radyolar... Belki bazılarını hatırlamıyorum bile. Tepem attığında, gerek gördüğümde bırakıp çıktığım yerler...

Çoook, neredeyse medyanın yakın tarihi.

Şimdi de Habertürk mazime gömülüyor.

Bu Habertürk sayfalarında okuyacağınız son yazım.

Kim bilir belki de, gecikmiş bir son yazı.

2005 yılında, Hürriyet'ten ayrıldığımda bana kucak açan Ciner Grubu'nda 18. yılım olmuş hiç çaktırmadan.

Yaşlandıkça hayat hızlı akıyor, vallahi hiç anlamadım nasıl geçti.

Sabah Gazetesi ile başlamıştık.

Sevgili Turgay Ciner ile ofisinde otururken, Sabah'a gelmemi teklif ettiğinde, tek bir talebim olmuştu, "Sadece yazar olurum. Yöneticilik falan istemeyecekseniz gelirim" demiştim.

El sıkışıp başladık.

Üç ay sonra "Gazetenin başına geç" dedi.

Güldüm.

İki ay sonra, tam bir yılbaşı günü evde misafirlerimi ağırlamaya hazırlanırken telefonum çaldı, "Hemen gel" dedi.

Advertisement

Gittim.

"Yarın gazetenin başına geçiyorsun" dedi.

"Yarın ailemle tatile gidiyorum. Geçemem. İstersen kov ama kızıma ve eşime verdiğim sözden dönemem. Bende aile işten önemlidir" dedim.

Güldü.

"Yayın Yönetmeni olarak tatile git" dedi.

Kıramadım.

Kabul ettim.

"Yöneticilik yapmam" sözümden birlikte dönmüştük.

Kısa sürede, beraberce Sabah'ı Türkiye'nin en etkin gazetesi yaptık.

Hürriyet'teki yakın dostlarım da gelmişti yanıma.

Hafta sonları 1 milyon, hafta içi 500 binli tirajlara ulaştık.

Sabah etkinlikte tarihinde ilk defa en büyük rakibi Hürriyet'i geçti BİAK verilerinde.

Daha sonra TMSF gazeteye el koydu.

Dava sürecini bekledim, hukuksuz olduğuna inandığım bu işlemde ısrar edileceğini ve gazetenin geri verilmeyeceğini gördüğüm anda bırakıp çıktım Sabah'tan.

Turgay Ciner, yenilgiyi, hele hele haksız yenilgiyi kabul eden biri değildi.

Düşürüldüğü yerden kalkmak istiyordu medyada.

"Yenisini kurarım" dedi.

Kurduk.

Önce Habertürk televizyonu Kenan Tekdağ'ın yönetiminde hayata geçti.

Ardından benim yönetimimde gazete 2009 yılında yayın hayatına başladı. Hiç görülmemiş, eşsiz, benzersiz bir gazete olarak.

Herkesin "Tutmaz" dediği gazete bir anda Türkiye'nin en çok satan iki gazetesinden biri ve tartışmasız en etkin gazetesi oldu.

Sonrası malum.

2014 yılında yayın yönetmenliğini bıraktım, gruptaki idari yetkilerimin tümünden arınıp yazar olarak devam ettim.

Ve tabii televizyon programlarına da.

Medya Grup Başkanı Sevgili Kenan Tekdağ, tabir caizse bana katlandı.

Aslında tam zıt karakterlerdik.

Ben ne kadar "Deli dolu" isem o, o kadar "Temkinli" idi.

Aslında iyi bir dengeydi.

Gün geldi "Bilim programı yapacağım" diye tutturdum.

Reyting alır almaz demeden "Ne istersen" dedi, sağolsun.

Yaptık, Türkiye'nin en kült ve bana göre en gerçek muhalif programlarından biri çıktı ortaya. "Olmaz" dese yapamazdım, açık.

Geçen perşembeye kadar 15 yıldır aralıksız sürdürdük.

Yazılarıma da kısa bir dönem dışında aralıksız devam ettim.

Açık söyleyeyim, gerek Turgay Bey, gerek Kenan Bey bana "Katlandılar".

Bilmiyor muydum benim yazılarım, programlarım yüzünden nelere göğüs gerip, neler çektiklerini.

Zaten artık ilişkimiz bir dostluk ilişkisi idi.

Turgay Ciner bana göre Türkiye'de eşi benzeri olmayan bir vizyona sahip, çok farklı bir işadamı idi.

Muhtemelen Vehbi Koç'tan sonra bu ülkenin gördüğü en vizyoner işadamı. Bir işadamında ender rastlanan entelektüel birikimi, tecrübelerini paylaşmaktaki cömertliği, çok az insanda gördüğüm gustosu ile ile bir prensibimi ayaklar altına aldım. Patronlarla asla yakın olmazdım, Turgay Bey ile bunu beceremedim.

Dostum, arkadaşım olmuştu. Bir gün tartışmadık, bir gün kavga etmedik.

Birbirimize saygıda bir gün kusur eylemedik.

Türk medyası, gazetecilik çökerken, Allah var benim ayakta durmama, hatta gazeteci olarak yeniden ayağa kalkmama destek oldu.

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ
İş dünyasının gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, siyaset, teknoloji ve life style haberler.
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol
Adınız, Soyadınız:
E-posta adresiniz:

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz
X

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ

İş dünyasının gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, siyaset, teknoloji ve life style haberler.
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol