Cem Boyner: Enflasyonla mücadelede silahlar eskidi

Türkiye'nin ciddi bir maliyet enflasyonuyla boğuştuğunu, iç talebin durgun kaldığını ve mevcut maliyetlerle ihracat yapmanın cazibesini yitirdiğini ifade eden Boyner, enflasyonla mücadelede para arzı, kur ve faiz üçlüsüne sıkışılıp kalındığını söyledi:

  • | Son Güncelleme:
  • | İş'te Gündem

Boyner Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, sanayicilerin son dönemde Mısır’a yönelmesini kârlılık arayışından ziyade bir “tutunabilme mücadelesi” olduğunu belirterek, yerli üretimin acilen desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Sektördeki birikimin kaybedilmemesi gerektiğine dikkat çeken Boyner, “Leğendeki bebeği banyo suyuyla birlikte balkona dökmemek gerekiyor. O bebek Türkiye'deki sanayinin ta kendisi” ifadelerini kullandı.   

Pek çok üreticinin ''başka yol bulamadıkları için” tesislerini taşıdığını vurgulayan Boyner, “Şunu unutmayalım ki hepimiz gelip geçiciyiz. Önemli olan bu ülkenin yarınları için bırakacaklarımız. Bu vatan hepimizin. Vasıfsız göç alıyor, vasıflı insanımızı kaçırıyoruz. Ve sanayiden de kaçmaya başladık. Bu planda yoktu açıkçası. Çok acil olarak yeniden bu topraklarda üretimin matemetiğini tutturmak lazım” dedi.

Boyner Grubu olarak Türkiye'de üretime devam etme ve katma değerli ihracat hamlelerine odaklanmakta kararlı olduklarını dile getiren Cem Boyner, “Bu dönemde daha fazla içimize döndük, sıfır hata ve sıfır kaçak politikamızla buradayız, kalıcıyız” mesajı verdi. 

"Mısır bir tercih değil, çaresizliğin sonucu'' 

Türkiye'nin en büyük ihracat şampiyonlarının, üreticilerinin ve vergi liderlerinin Mısır'a yöneldiğine dikkat çeken Cem Boyner, bu durumun ardındaki asıl nedenin karlılık değil, sürdürülebilirlik olduğunu vurguladı. Boyner şunları söyledi:

"Mısır'a gitmek bir tercih veya daha çok kazanma arzusu değil; sanayici için bir tutunabilme kavgasıdır. Son 3 yılda uygulanan ekonomi politikaları sürdürülebilir olamadı ve sanayimiz rekabetçi avantajlarını kaybetti. Türkiye'de üretmenin matematiği tutmayınca, sanayici ya işten vazgeçmek ya da üretip satabileceği başka bir coğrafyaya gitmek zorunda kalıyor. Kimse kendi evini, düzenini bırakıp tesisini başka bir yere taşımak ve lig değiştirmek istemez; yaşanan bu durum bir politikanın değil, maalesef politikasızlığın sonucu."

Mısır'ın Türkiye'den daha öngörülebilir bir ülke olmadığını da sözlerine ekleyen Boyner, "Mısır'a giden meslektaşlarımız hiç akılsız değil; olan biteni önceden görüp kendilerini yedekliyorlar. Ancak bu gidişat Türkiye ekonomisi ve istihdamı için doğru değil. Bizim için tek bir kişiyi bile istihdamdan düşürmemek, arkada bırakmamak esastır" dedi.

"Enflasyonla mücadelede silahlar eskidi'' 

Türkiye'nin ciddi bir maliyet enflasyonuyla boğuştuğunu, iç talebin durgun kaldığını ve mevcut maliyetlerle ihracat yapmanın cazibesini yitirdiğini ifade eden Boyner, enflasyonla mücadelede para arzı, kur ve faiz üçlüsüne sıkışılıp kalındığını söyledi:

Boyner, "Hep aynı üç silahı kullana kullana eskittik. Bu silahlarla gelebileceğimiz sınır yüzde 30'lar seviyesiydi ve orada takıldık. Artık arzı artırmamız, maliyetleri düşürmemiz ve sanayimizi yeniden üretim kapasitesine yatırım yapabilir hale getirmemiz gerekiyor'' dedi. 

''Altı ay piyasadan çekilip sonra 'ben geldim' diyemezsin''

Boyner Grubu olarak sinyalleri çok önceden aldıklarını ve Türkiye'nin katma değeri yüksek ürünlere geçişini zorunlu gördüklerini belirten Boyner, şunları söyledi:

“Altınyıldız bünyesinde üretilen bir kilo ürünün değeri 45 doların üzerine taşındı; Bahariye'nin bünyeye katılması ve müşteri ağının genişletilmesiyle üretim hacmi 6 milyon metrekareye yaklaşıyor, bu hacmin yüzde 65'i doğrudan ihracata yönlendiriliyor.  Girdi maliyetleri nedeniyle kaybedilen müşteriler de yok değil. Türkiye'de yapacağımız yatırımlarla ciddi maliyet tasarrufu sağlayabilirsek, o zaman zaten kimsenin Mısır'a gitmesine gerek kalmayacak. Kimse kendi evini bırakıp tesisini başka bir coğrafyaya taşımak istemez.''

Boyner, "Leğendeki bebeği banyo suyuyla birlikte balkona dökmemek gerekiyor. O bebek Türkiye'deki sanayinin ta kendisi. Onlarca yıldır biriktirilen milyonlarca müşteri ve sanayi kapasitesi. Altı ay piyasadan çekilip sonra 'ben geldim' diyemezsin'' dedi. 

''80 milyonluk nüfus al-sat ile yaşayamaz''

Boyner, “Türkiye 3 yıllık bir ülke değil, ben de 3 yıldır iş hayatında değilim. Geçtiğimiz 40 yılı yokmuş gibi sayamayız ve bugünkü durumun kalıcı ve kader olduğunu düşünemeyiz. Bu da geçecek. Yeter ki birkaç yeşil ot kalsın ki, suladığımız zaman tekrar çimler çıksın… Üretmezsen zenginleşemezsin. 80 milyonluk nüfus al-sat ile yaşayamaz. Tarımdan sanayiye üreterek yaşar, gelişir” dedi. 

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ
İş dünyasının gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, siyaset, teknoloji ve life style haberler.
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol
Adınız, Soyadınız:
E-posta adresiniz:

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz
X

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ

İş dünyasının gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, siyaset, teknoloji ve life style haberler.
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol