Toprağın yeni milyonerleri!

Kuraklık, yükselen maliyetler ve değişen tüketici talepleri, tarımda dengeleri değiştiriyor. Geleneksel ürünlerden yüksek katma değerli üretime yönelen çiftçiler, lavanta, aronya, yaban mersini ve safran gibi bitkilerle aynı araziden katbekat fazla gelir elde ediyor

  • | Son Güncelleme:
  • | İş'te Gündem

Kuraklık, artan maliyetler ve değişen tüketici tercihleri Türk çiftçisinin ürün haritasını yeniden çiziyor. Buğday ve arpa gibi geleneksel ürünlerde daralan kazanç marjları, üreticiyi lavanta, aronya, yaban mersini, safran, salep ve tıbbi aromatik bitkilere yöneltti.

Doğru iklimde, sözleşmeli üretim ve doğrudan satış modeliyle yetiştirilen bazı ürünlerde dönüm başına brüt gelir yüz binlerce liraya kadar çıkabiliyor. Ancak uzmanlar uyarıyor: Yeni tarımın kazananı sadece pahalı ürünü eken değil, ürünü işleyen, markalaştıran ve teknolojiyi tarlaya taşıyan üretici olacak. Türkiye'de tarımın kazanç denklemi değişiyor.

Bir dönem üreticinin gücü sahip olduğu arazinin büyüklüğüyle ölçülürken, bugün asıl yarış bir dönüm topraktan ne kadar katma değer üretilebildiği üzerinden yaşanıyor. Kuraklık, yükselen gübre, enerji ve işçilik maliyetleriyle birleşince çiftçi daha az alanda daha yüksek gelir sağlayabilecek ürünlerin peşine düştü.Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yatırım rehberlerinde de tıbbi ve aromatik bitkilere yönelik talebin arttığına dikkat çekiliyor.

DÖNÜM BAŞINA DEĞER

Sabah'tan Metin Can'ın haberine göre yeni nesil tarım modelinde artık yalnızca kaç kilogram ürün alındığına değil, bu ürünün hangi kanaldan ve hangi formda satıldığına bakılıyor.

Üretici aynı ürünü tarlada ham madde olarak sattığında başka, kurutup paketlediğinde başka, yağını veya özütünü çıkardığında ise çok daha farklı bir gelir elde ediyor.

Aronya bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın fizibilite çalışmasına göre aronya bahçesinde ekonomik ürün ikinci veya üçüncü yıldan itibaren başlıyor.

Bakanlık çalışmasında verimin üçüncü yılda dekara yaklaşık 750 kilograma, dördüncü yılda ise 1.500 kilograma ulaşabildiği belirtiliyor.

YABAN MERSİNİ ÜRETİCİNİN GÖZDESİ

Yalova Aronya Kooperatifi'nin 2025 sezonu için açıkladığı satış fiyatlarında konvansiyonel aronya kilogramı 220 lira, organik sertifikalı ürün ise 350 lira seviyesinde ilan edildi.

Bu fiyatların doğrudan tüketiciye veya kooperatif kanalıyla yapılan satışları yansıttığı, çiftçi çıkış fiyatlarının ve toplu alım rakamlarının daha düşük olabileceği unutulmamalı.

Son yıllarda yatırımcıların radarına giren bir diğer ürün yaban mersini oldu. Özellikle Karadeniz, Marmara ve uygun toprak yapısına sahip yüksek rakımlı bölgelerde yaygınlaşan ürün, taze tüketimin yanı sıra dondurulmuş meyve, kurutulmuş ürün ve gıda sanayisi için de değerlendiriliyor.

Yaban mersininde pazar fiyatları ürünün kalibresine, ambalajına, hasat dönemine ve satış kanalına göre büyük farklılık gösteriyor. 2025 sezonunda doğrudan tüketiciye yapılan satışlarda kilogram fiyatının 480-750 lira bandına kadar çıktığı örnekler görüldü.

SALEPTE İZİNLİ ÜRETİM ŞARTI

YÜKSEK katma değerli ürünler arasında öne çıkan salep, kazanç potansiyeli kadar mevzuatıyla da dikkat çekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı araştırmalarına göre iyi bakım şartlarında dekara 100-125 kilogram yumru dikildiğinde 300-375 kilogram arasında yaş yumru elde edilebiliyor. Bazı bölgesel uygulamalarda kullanılan yumru miktarına bağlı olarak daha yüksek verimler de bildiriliyor.

Ancak salep, doğadan sökülerek ticareti yapılabilecek sıradan bir tarım ürünü değil. Orkide familyasına ait salep türleri koruma altında bulunuyor. Üretimin Bakanlık kontrolünde, izinli üretim materyaliyle ve kayıtlı alanlarda yapılması gerekiyor. Uluslararası ticaret de CITES kurallarına tabi bulunuyor. Bu nedenle salep yatırımında yalnızca fiyat hesabı yapmak yeterli olmuyor. Yasal üretim izni, belgeli yumru veya fide temini, ürünün satın alınacağı kanal ve işleme tesisi daha ekim yapılmadan belirlenmek zorunda.

SAFRANIN GRAMI ALTINLA YARIŞIYOR

DÜNYANIN en pahalı baharatlarından biri olan safran da küçük araziden yüksek değer üretmek isteyen çiftçilerin gözdesi haline geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Bursa'daki proje sonuçlarında dekardan yaklaşık bir kilogram kuru safran stigması elde edilebildiği belirtiliyor. Ancak verim; kullanılan soğanın büyüklüğüne, bölgeye, bakım koşullarına ve bahçenin yaşına göre 300 gram ile bir kilogram arasında değişebiliyor. Safranın yüksek fiyatının arkasında son derece zahmetli bir üretim süreci bulunuyor.

Eskişehir'de yürütülen üretim çalışmalarında bir kilogram kuru safran için yaklaşık 150 bin çiçeğin toplanması gerektiği belirtiliyor. Çiçeklerin tek tek toplanması, içindeki kırmızı tepeciklerin elle ayrılması ve doğru şartlarda kurutulması gerekiyor.

Bu nedenle safranda görülen yüksek brüt gelir, doğrudan yüksek net kazanç anlamına gelmiyor. Üreticinin safran soğanını da çoğaltarak satabilmesi, yatırımın ikinci gelir kanalını oluşturuyor.

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ
İş dünyasının gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, siyaset, teknoloji ve life style haberler.
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol
Adınız, Soyadınız:
E-posta adresiniz:

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz
X

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ

İş dünyasının gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, siyaset, teknoloji ve life style haberler.
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol