Ali Koç nerede hata yaptı? Oğuz Demir yazdı

Ali Koç, bu ay başkanlıkta yedinci yılını dolduracak. Ekonomi dünyasının ünlü ismi Oğuz Demir, Fenerbahçe'yi analiz etti.

  • | Son Güncelleme:
  • | İş'te Gündem

Para Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Demir'in yazısı

Hiç bayatlamayan bir yazı!

FUTBOL dünyanın en önemli ekonomilerinden. Bu devasa endüstriyi doğru yönetenler yüz milyonlarca dolarlık gelirler elde ediyor.

Futbol, aynı zamanda ülkeler için çok ciddi bir tanıtım, algı ve ayrıca yatırım çekme unsuru. Ki, bu nedenle uluslararası şampiyonalara talip olan ülkeler arasında kıran kırana rekabetler yaşanmakta.

Yıldırım Ali Koç 3 Haziran 2018 tarihinde Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine talip olurken, tam da bu pencerelerden bakarak önemli bir hikaye yazdı. Ve bu hikayeye inananların oylarıyla başkanlık yarışını kazandı. Koç, bu ay başkanlıkta yedinci yılını dolduracak.

İlk başkan seçildiği genel kurul sonrasından bugüne kadar başta futbol takımı olmak üzere yaptığı hemen tüm konuşmaları dinleyip, başkanlık yarışındaki hikaye anlatıcılığı ile karşılaştırmaya çalıştık.

Y. Ali Koç, başkanlık dönemine enkaz devralma edebiyatı ile başladı. Günlerce hatta yıllarca bir önceki yönetimin başarısızlıklarını diline pelesenk etti. Geçmiş yönetimle kavga etmeyi ana politika yaptı.

Başkanlıkta ilk icraatı ise gelecekte beraber yürüme konusunda söz verdiği, 3 Temmuz sürecini dik duruşu ile inanılmaz başarılı bir şekilde yürüten futbol şubesi hocası Aykut Kocaman’ı, üstelik FB geleneklerine hiç uymayan, nezaket kuralları dışında bir şekilde görevden almak oldu.

Ekip olarak başladığı başkanlık sürecine tek adam olarak devam etti. Başkanlığı döneminde hiçbir zaman kulüp felsefesi üzerine ileriye dönük yeni bir bakış açısı getirmedi. Aslında Koç, daha o günlerde umutlu ve pozitif bakış açısı ile ileriye dönük kalıcı başarı gösterebilecek bir yönetici olamayacağının ip uçlarını vermişti.

Yine Koç’un başkanlığı dönemindeki klasikleşen konuşmalarında Türkiye’de ne siyaset, ne de iş dünyasında pek duymadığımız türden çok daha ilginç yaklaşımlar dikkat çekti. Ekip çalışması, dayanışma ve yardımlaşmanın genel kural olmadığı bir sistem kurdu. Ve başarıya yönetim anlamında takım oyunuyla ulaşmayı hedefinden çıkardı.

Yine göreve gelirken başarının adil bir şekilde paylaşılacağı bir yapının oluşturulacağına atıfta bulunmuştu. Keza bizim toplumumuzda başarı halinde ödüller eşit dağıtılmaz. Geçmiş dönemlerde örneklerini gördüğümüz gibi başarılı dönemlerde taraflardan biri özellikle de başkanlar ‘biz yaptık’ diyerek öne çıkar. Durum böyle olunca ekibin sürdürülebilirliğe katılım ve katkısı azalır. İstifalar birbirini izler. FB yönetiminde de bu böyle oldu. Bu aşamada devamlılığı sağlamak için zorlama kuralı devreye girer. Ama zorlama ile sağlanan başarı da (bir başarı olması durumunda) kısa ömürlüdür.

Battık, bittik edebiyatı ile FB tarihinde ilk kez taraftardan para topladı. Yani günü kurtardı.

Son yedi yıl içinde FB Başkanı çağın gerisinde bir yönetim anlayışı ile kulübü ileriye taşımak yerine geri götürdü. Bunu futbol başta olmak üzere birçok branştaki hoca seçimiyle de gösterdi.

Örneğin futbolda yedi-sekiz oyuncu değiştiğinde takım olma sürecinin daha uzun süreceği dikkate alınmalıydı. Bunu bırakın hocayı, mevcut yönetimin ve ekibin de bilmesi gerekiyordu. Çünkü takımlarda büyük değişikliğe ve yeniden yapılanmaya gidildiğinde başarı zordur. Ancak 10-15 yılda bir yenilenen aşı tutar.

Bu süreçte Koç, FB taraftarının sadakat duygusunu iyi kullandı.

Fenerbahçe taraftarında sadakat, vefa duygusu diğer taraftarlardan biraz daha yoğundur. Çünkü FB taraftarlarında bu tür duygular bir tür aile geleneğidir. Titizlikle ve ödünsüz korunması gereken bir aile mirasıdır. FB taraftarlarının çoğunluğu dededen, babadan Fenerlidir. Bu miras olayı sadakat duygusunu en üst düzeye hatta fanatiklik aşamasına çıkarır.

Aile geleneği nedeniyle FB'de kadınlar ve çocukların taraftarlığı da diğerlerinden biraz farklıdır. Yönetim her başı sıkıştığında bu sosyal olguyu kullandı. Camiadaki gerilimi kendi istediği yönlere kanalize etti.

Evet, Y. Ali Koç yedi yıl önce ilk kez gördüğümüz açık hava afişleri ve bilboordlar üzerinden verilen mesajlarla gündeme damgasını vurmuştu. Bunun etkisi ile Fenerbahçe’de müteahhit başkan nesli sona erdi. Bu süreçte yapılan algı çalışmaları ile iki yönetim şekli arasında farklılık olacağı düşünüldü. İzlediği strateji ve açıkladığı master planlar ne yazık ki Fenerbahçe’de sadece ve sadece kısa vadeli bir maddi rahatlama sağladı.

Fakat aradan geçen zaman diliminde başkan statükoya bağlı kaldı. Ne parasal sistemi (gelir getirici mekanizmalar-Mülk alımı ve diğer kaynaklar) ne de yönetim felsefesini değiştirip dönüştürmedi. Bu nedenle hala seçim önceleri ‘benim paramla kulüp dönüyor’ diyerek aba altından sopa gösteriyor. Keza Koç döneminde başta havuz olmak üzere sosyal tesislere giriş fiyatlarına yapılan zamlar enflasyonun kat be kat üzerinde seyretti. Sadece bu yıl belirlenen zam oranları bile tek başına fahiş denebilecek oranlarda.   

Yani son kertede diyeceğimiz o ki, daha önce de yine mayıs ve haziran aylarında bu köşeden yazdığımız gibi sayın Koç’un şikayet etme politikası dışında dağarcığında, kulübü geleceğe taşıyacak hiçbir plan yok. Ve asıl önemlisi kendisi bunun farkında değil…

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ
İş dünyasının gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, siyaset, teknoloji ve life style haberler.
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol
Adınız, Soyadınız:
E-posta adresiniz:

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz
X

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ

İş dünyasının gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, siyaset, teknoloji ve life style haberler.
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol