71 milyarlık tahvil alan üç yatırımcı kim?
Hazine'nin aylardır yeniden ihraç etmediği, 5 Eylül 2035 vadeli 9 yıllık sabit kuponlu devlet tahvilinde şaşırtan bir talep geldi. İhaleye 121 milyar liralık teklif gelirken 74,4 milyar liralık satış yapıldı. Ancak asıl dikkat çekici olan satışın yüzde 96,2'sinin yalnızca üç katılımcıya gitmesi oldu
- | Son Güncelleme:
- | İş'te Gündem
Hazine ve Maliye Bakanlığı, uzun süredir yeniden ihraç edilmeyen 9 yıl vadeli sabit kuponlu devlet tahvilini yeniden piyasaya sundu.
5 Eylül 2035 vadeli tahvil için düzenlenen ihalede toplam 121 milyar 83 milyon liralık teklif geldi. Hazine bu tekliflerin 74 milyar 427 milyon liralık bölümünü kabul etti.
İhalede ortalama bileşik getiri yüzde 35,12 olurken, en düşük bileşik getiri yüzde 35,04, en yüksek bileşik getiri ise yüzde 35,19 seviyesinde gerçekleşti.
Hazine’nin resmi borçlanma takviminde de söz konusu tahvilin 18 Ağustos’ta yeniden ihraç edileceği ve itfa tarihinin 5 Eylül 2035 olduğu önceden açıklanmıştı.
121 milyar liralık talebin yüzde 96’sı üç yatırımcıdan
İhaleyi asıl dikkat çekici hale getiren ise satışın kimlere yapıldığı.
Hazine’nin ihale sonuçlarına göre piyasaya yapılan 74,4 milyar liralık satışın yüzde 96,2’si sadece üç katılımcıda toplandı. Yani yaklaşık 71 milyar 572 milyon 800 bin TL.
Birinci katılımcı satışın yüzde 38,6’sını, ikinci katılımcı yüzde 32,3’ünü, üçüncü katılımcı ise yüzde 25,3’ünü aldı.
Böylece üç katılımcının toplam payı yüzde 96,2’ye ulaştı.
Başka bir ifadeyle, Hazine’nin piyasaya sattığı her 100 liralık tahvilin yaklaşık 96 lirasını sadece üç yatırımcı aldı.
Bu durum doğal olarak şu soruyu gündeme getiriyor:
Bu olağanüstü talep yabancı yatırımcıdan mı geldi, yoksa tahvilin son ihracını kaçırmak istemeyen üç yerli banka mı yoğun şekilde alım yaptı?
Bugünkü ihale sonucu bu sorunun yanıtını vermiyor.
Üç yatırımcı için stopajsız yüzde 35,12’lik getiri
İhaledeki yüzde 35,12’lik bileşik getiri, tahvili alan yatırımcı açısından ayrıca dikkat çekici.
Çünkü Gelir İdaresi Başkanlığı’nın güncel düzenlemesine göre, 31 Aralık 2026’ya kadar iktisap edilen Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ihraç edilen Devlet tahvili ve Hazine bonolarından elde edilen gelir ve kazançlarda stopaj oranı yüzde 0 olarak uygulanıyor.
Dolayısıyla söz konusu tahvilin bugün yapılan ihracından yararlanan yatırımcılar açısından faiz geliri üzerinde stopaj bulunmuyor.
Burada önemli bir teknik ayrıntı var:
Yüzde 35,12, tahvilin 9 yıl boyunca değişmeyecek yüzde 35 faiz oranına sahip olduğu anlamına gelmiyor.
Bu oran, ihalede oluşan fiyat üzerinden hesaplanan yıllık bileşik getiriyi ifade ediyor. Tahvilin kupon ödemeleri ve yatırımcının tahvili hangi fiyattan aldığı dikkate alınarak hesaplanıyor.
Ancak mevcut vergi düzenlemesi nedeniyle, 2026 yılında iktisap edilen bu tür Hazine tahvillerinde stopajın yüzde 0 olması, yüzde 35,12’lik bileşik getiriyi özellikle dikkat çekici kılıyor.
Bir hafta önce 5 yıllık tahvilde tablo tamamen farklıydı
Asıl şaşırtıcı noktalardan biri de bundan yalnızca bir hafta önceki ihaleyle yapılan karşılaştırma.
Geçen hafta gerçekleştirilen 2 yıllık tahvil ihalesinde yaklaşık 128,7 milyar liralık talep gelirken, 5 yıllık tahvil ihalesindeki talep yaklaşık 36,3 milyar lirada kalmıştı.
Üstelik 5 yıllık tahvilde bileşik getiri yaklaşık yüzde 39 seviyesinde gerçekleşmişti.
Şimdi ise vadesine yaklaşık 9 yıl kalan tahvilde 121,1 milyar liralık teklif gelmesi dikkat çekiyor.
Daha uzun vadeli tahvilin getirisi yüzde 35,12 seviyesindeyken, bir hafta önce 5 yıllık tahvilde yaklaşık yüzde 39’luk getiri oluşmuş olması, talepteki bu farklılığın ayrıca sorgulanmasını gerektiriyor.
Faizlerde düşüş var ama 9 yıllık tahvil yükseldi
Tahvilin ikincil piyasa performansı da dikkat çekici.
31 Temmuz’da yüzde 34,93 seviyesinde bulunan 9 yıllık tahvilin bileşik getirisi bugün yüzde 35,12’ye çıktı.
Böylece yaklaşık 19 baz puan yükseldi.
Buna karşılık aynı dönemde 2 yıllık tahvilin faizi 107 baz puan, kısa vadeli Hazine bonosunun faizi ise 111 baz puan geriledi.
Yani ağustos ayında kısa vadeli faizlerde belirgin bir düşüş yaşanırken, 9 yıllık tahvil bu eğilimin tersine hareket etti.
2 yıl ile 9 yıl arasındaki faiz farkı daraldı
Faiz eğrisindeki değişim de dikkat çekici.
2 yıllık tahvil ile 9 yıllık tahvil arasındaki faiz farkı 31 Temmuz’da 712 baz puan seviyesindeyken, bugün 586 baz puana geriledi.
Başka bir ifadeyle iki vade arasındaki fark 126 baz puan daraldı.
Bu tablo, kısa vadeli faizlerdeki düşüşün uzun vadeli tahvillere aynı ölçüde yansımadığını gösteriyor.
Tahvilin dolaşımdaki miktarı 40 milyardan 112 milyara çıktı
İhalenin bir başka dikkat çekici sonucu ise tahvilin dolaşımdaki nominal miktarında yaşandı.
İhale öncesinde piyasada yaklaşık 40 milyar liralık nominal tahvil bulunurken, yeni ihraçla birlikte dolaşımdaki nominal miktar yaklaşık 112,2 milyar liraya yükseldi.
Yani tek bir ihale sonucunda dolaşımdaki miktar yaklaşık 72 milyar lira arttı.
Buna karşın ihale sonrasında ikincil piyasadaki işlem hacmi yalnızca yaklaşık 466 milyon lira düzeyinde kaldı.
Bu da ihalede alınan tahvillerin önemli bölümünün hemen ikincil piyasada satılmadığına işaret ediyor.
Yabancı mı, üç yerli banka mı?
Tam da bu noktada asıl soru ortaya çıkıyor.
121,1 milyar liralık teklif gerçekten yabancı yatırımcının Türkiye’nin uzun vadeli TL tahvillerine yönelik güçlü ilgisini mi gösteriyor?
Yoksa tahvilin son ihracını kaçırmak istemeyen birkaç büyük yerli banka mı bu talebi oluşturdu?
Bugünkü ihale verileriyle bu soruya kesin yanıt vermek mümkün değil.
Üstelik satışın yüzde 96,2’sinin üç katılımcıda yoğunlaşması, talebin piyasaya geniş biçimde yayılan bir talep olmadığını gösteriyor.
Bu nedenle sadece 121,1 milyar liralık toplam teklif rakamına bakarak “yabancı yatırımcıdan büyük talep geldi” demek doğru olmayacak.
Gözler 27 Ağustos’ta
Bu sorunun yanıtı için gözler şimdi 27 Ağustos’ta açıklanacak iç borç sahiplik gelişmelerine çevrilecek.
Söz konusu veriler, tahvilin kimlerin portföyüne girdiği konusunda daha net bir fikir verecek.
Eğer yüksek alımın önemli bölümü yabancı yatırımcılara aitse, bu durum uzun vadeli TL tahvillerine yönelik yabancı ilgisinin güçlendiğine işaret edecek.
Eğer alımlar ağırlıklı olarak birkaç yerli banka tarafından gerçekleştirildiyse, o zaman 121,1 milyar liralık teklifin geniş tabanlı bir yabancı yatırımcı ilgisinden ziyade belirli yerli oyuncuların pozisyonlanmasından kaynaklandığı anlaşılacak.
Şimdilik eldeki verilerle kesin olan şu:
Hazine’nin 9 yıllık tahviline 121,1 milyar liralık teklif geldi. 74,4 milyar liralık satış yapıldı. Satışın yüzde 96,2’sini sadece üç katılımcı aldı. İhalede yıllık bileşik getiri yüzde 35,12 oldu ve 2026’da iktisap edilen Hazine tahvillerinde stopaj oranı yüzde 0.
Şimdi piyasaların yanıtını beklediği soru ise çok daha basit:
Bu üç yatırımcı kim?
Tera Grubu Başkanı Emre Tezmen'den dikkat çeken sitem!
Halka arzlar ertelenecek mi? Bir de FTSE çıktı
Vestel'de satışlar yarı yarıya düştü, zarar 9.7 milyar oldu!
Beşiktaş hisseleri neden tavan oldu?
BİST 100'ün yenisi zirveye oynuyor!
Teknika Plast'ın halka arzına 6.5 kat talep geldi
Türker VEYAŞ'ın halka arz büyüklüğü 6 milyar olarak gerçekleşti
Türkiye'de 44.5 milyon kişi bankalara borçlu!
İşte borsada en çok kazandıran ve kaybettiren hisseler



YORUMLAR
Yorum Yap